Siz hep bir şeyleri başarabildiğinizi sanıp, üstüne birde sadece kıçı kırık bir varsayımınız ile bu şeyleri evvel zamandan bu yana yaptığınızı zannedersiniz....
- "Ben yaptım."
demek yetmez sizin için ve eklersiniz
- "Ben yapıyorum."
diye, eklersiniz de hep bunları dersiniz evire - çevire. Farkında değilsinizdir aslında hiç bir halta yaramadığınızın ve hiç bir halt olmadığınız - olamadığınızın. Çorba(-m)da tuzunuz olduğunu zannedip yine aynı şeyi (tek becerebildiğinizi) yaparsınız, varsayarsınız. Aslında tüm varsayımlarınızın sebebi; size öğrettiğim şeylerin ilk deneyimini yaşamış ya da yaşamak istiyor olmanızdır, yaşanabileceklerin sonucunu merak ediyor olmanızdandır.
Siz arkadaş olursunuz üstüne dostmuş gibi davranırsınız, ama ben sadece arkadaşınızmışım gibi hissettiririm. Siz "Üzme kendini." gibi basit laflarınızı söylersiniz, ben olup - biteni üzüldükten sonra anlatır en başından yanımda olmanıza izin vermem. Hiç bir zaman üzülmemek ama buna karşın her seferinde de üzmek istersiniz, ben ise sizi beklemediğiniz anlarda üzerim. Bunu yapamayacak kadar aciz olmanıza rağmen akıl vermeye yeltenirsiniz, ben ise kendimdeki fazlalığı size satmak dahi değil de hibe ederim... Oyunlar kurarsınız, oyunlarınızı oynar oyuna getirdiğinizi zannedersiniz, oysa çoktan bir oyuncak olmuşsunuzdur.
Evet bir yandan arkadaş olup dost gibi davranırsınız, işin aslında dostça oynadığınızı söylediğiniz oyunlarınız yetmezmiş gibi üstüne üstlük birde tezgah kurarsınız ama kurmaya çalıştığınız tezgahta sizi çoktan satmışım(-z)dır.
Tüm bunların, hiç bir şeyin farkında değilsinizdir. Tanıdığınızı zannettiğiniz beni aslında hiç bir zaman tanımamış ve de görmemişsinizdir...
Bu okuduklarınızdan ötürü benmerkezci bir manyak olduğumu da düşünebilirsiniz, en azından düşünmeyi denersiniz. Ama artık siktir olup gitmelisiniz...
!doctype>


Paylaş